Cicim Ayı
17/7/2007
Türk Dil Kurumu “Balayı, evliliğin ilk zamanları” demiş bu tamlamanın açıklamasına. Biz de yarın ikinci ayımızı dolduracağımıza göre bu tamlamanın tam göbeğindeyiz değil mi?
Hayır!
Kocaman bir hayır.
Öyle bir şey yokmuş. Hatta onun yokluğu çatırt diye adamın kafasına - gözüne – ağzına - burnuna çarpa çarpa öğretilirmiş. Dayak anlamında değil bu, sıkı bir uyanış halidir anlatmaya çalıştığım.
Şimdilerde birbirimize gıcık oluyoruz biliyorum. Hem inanılmaz seviyor hem de bir o kadar da ifrit oluyoruz birbirimize.
Evliliğin ilk bir yılı inanılmaz zor diyorlardı. Ama biz hayat boyunca kavga etmediğimiz için bize çocuk oyuncağı gelir bu yıllar demiştim içimden. Ama değilmiş.
Her konuda anlaşacak değiliz ya diyor eşim bu konuda. Eşim… Adı üstünde, benim diğer yarım.
Olmadığı zaman solup kaldığım, kendimi koca dünyada yapayalnız hissettiğim, sanki on yüz bin milyon yıldır berabermişizcesine alıştığım, hayatımın geri kalan kısmını beraber geçireceğim adam.
Biter değil mi?
Aşarız değil mi?
Yoksa yine mi çok kurgusal yaklaştım olaya?
En iyi drama dalında Oscar gelir mi? 
Dünyaya bir daha gelsem sevgilim, arar bulurum yine seni severim...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı