Taşındım...

27/6/2008

Ev küçük geliyor.
Anahtarı bozuk, arkadaşlarım giremiyor.
Mutfağı güneş almıyor!
Balkon sayısı az!

Taşındım ben, şahsen...
 

Adresimdir...


Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Geldiiiik!

26/6/2008 -Kategori: Bizim Evin Halleri

Aslında daha önce yazacaktım ama malum... (Ashekenin gelişine çok sevindim, önce onu diyeyim)

Efendim. Tatilin kötüsü olmaz. En kötü tarafı dönüş olayı zaten. Şu resimde görmüş olduğunuz biçimde bir yerdeydik. Yine vukuatlı bir tatil oldu bizim için, önceki gibi:

1- Havuzdan çıkan evin erkeğinin ayağı kaydı ve kırmak üzerekyen bacağını, zorla tutundu.
2- Yine kulak problemi var... Çimdik
3- Boyuna üşütüyoruz biz. Ne manyağız yahu!

BlahBlah: Şuradaki deniz anasının resmini çeeeek.
Evin Erkeği: Nerede var ki deniz anası?
BlahBlah: Te urda. Gözünün önünde ya?
Evin Erkeği: Nerdeeeeee????
BlahBlah: Ahandaaaa!
Evin Erkeği: O deniz anası mıııı? O deniz kızıııı?
BlahBlah: Ne var be bundaaaa? Büyüyünce ana olmayacak mııııı?
Evin Erkeği: Sasirmis
 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ebe – Sobe 2

26/6/2008 -Kategori: Ordan Burdan

Nevbaharcım tarafından sobelendim. Konu, “çocukluğumuzda ya da gençliğimizde yaşadığımız kendimizce en tehlikeli ,en komik macera”

Tabi ben çok sıkıcı bir çocuk olduğum için, hadi uysal diyelim kendimize, yaptığım en büyük tehlikeli oyun apartman zillerini çalıp kaçmak, paraya ip bağlayıp sokaktan geçenle eğlenmek, 4 basamaktan atlamaya çalışmak gibi şeyleri sayabilirim.

Komik değil mi? Yahu ben susayım...
Masum

Nina ve Sertalp konuşsun...


Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yaz Kızım...

26/6/2008 -Kategori: Ordan Burdan

No racism derler ama turnuvada Türkiye’yi istemezler. Döneklik bu mudur? Budur.

 

Avrupa maçlarımızı yöneten hakemler çifte kavrulmuş i… olmalılar mıdır?

 

Küçükken bir futbolcu kendi kalesine gol attığında kendi kendime neden diye sorar ve şu şekilde açıklama getirirdim: Hani 2. yarı değişiyor ya kaleler. Herhalde unuttular değiştiğini!

 

Kıyametin kopması tamlaması gözümde makarnaların kopması şeklinde canlanırdı.

 

Ve yine küçükken, içimizde biz konuşturan timsahlar olduğunu düşünürdüm. Biz ise sadece kuklaydık Neden timsah? Ah, bir bilsem…

 

Şokellanın üzerinde yaldızlı kâğıdı ilk ben açmak isterim. Hiç değişmedi bu huyum.

 

Örümceklerden ve hamamböceklerinden çok korkarım. Eşimde korkuyor. Ama o mavi patikli. Korkmaması lazım!

 

Asansörlerden de ödüm patlar. Ama mecburum çıkmaya.

 

Kerevizi hiç sevmem. Ama rendelenip mayonez ve yoğurtla karışmış haline bayılırım. Buna rağmen inat uğruna bu şekilde yapıldığında sevdiğimi anneme söylemedim.

 

Bazen eşime şiddet uyguluyorum. Severken yapıyorum ki, anlamasın…

 

Kıskandırmaya çalıştığında da etine tırnaklarımı geçirdim. Tövbe yapmadı bir daha.

 

Tırnak cama sürtünce çıldırıyorum! Iyyy!

 

Yağmur sonrası toprak kokusuna bayılırım.

 

Nina’nın devianta koyduğu resimlerle gurur duyuyorum. Ablası gibi beceriksiz değil.

 

Tırnağımın kenarındaki etleri yeme huyumdan vazgeçmem lazım.

 

Zayıfım ama göbekliyim. O yüzden zayıflıktan eser kalmıyor.

 

Sıkıcılık derecesinde az konuşurum. En iyisi yazmaktır benim için.

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Torpil...

13/6/2008 -Kategori: Gunluk Hadisesi

2000 yılında üniversiteden mezun olduğumdan beri hiç durmadan okudum, kendimi geliştiirdim.

Ama yanlış yapmışım. Yüksek makamlarda tanıdıklarımın sayısını artırmalı, bir dünya adamın kıçını yalamalıymışım.

Şimdi, bir telefon konuşması ile, benim kulvarımda koşamayacak adamların önüme geçmesiyle sonuçlanacak bir dolu iş yapılacak. Bana da, "üzgünüz, yeterli değilsiniz!" diyecekler.

Teşekkürler...

Siz daha düşünedurun, neden beyin göçü var diye...

 

 

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BlahBlah Rejimde(!)

30/5/2008 -Kategori: Gunluk Hadisesi

14 Haziran'da tatile çıkıyoz ya biz...
Hani göbek de aldı başını gidiyor, benden önce o görülüyor ya...
Buna istinaden ben de rejim(!) yapıyorum ya...
İşte benim son birkaç günde yediklerim:

1- Hindili noodle: (Bak, bu iyi...)



2- Kahke. (Ne alaka?)



3- Aşure:



4- Pringles. (Ama miniiiik!)





5- Akşama da
Creme Brulee yapcam!




Ve, ben kilo vercem!

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kapak Olsun!

27/5/2008 -Kategori: Gunluk Hadisesi

Hüleyn!

Beni götü boklu başkanlığa geçmek için bu yaşımdan sonra 40 takla attırıyorsunuz ya! 

Oraya benden önce geçenlerin sadece ve sadece torpilli olduğunu bile bile burnumun dibine ingilizceyi dayadınız ya!

Akademik kariyer istiyoruz dediğinizde yükseklisans diplomamı soktum gözünüze.

Savulun ulan, şimdi de baba gibi İngilizcemle geliyorum.

Geçtim işte sınavı!
Geçtim!

Şimdi beni bir almayın da...

Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Huzur Evi...

27/5/2008 -Kategori: Gunluk Hadisesi

Geçen perşembe az biraz saçlarımı kestirmek için Bahçelievlere gittim. Ben saçımı kestirirken de Evin Erkeği geldi kuaför salonuna. Oradan çıkınca yemek yemek için 7. caddedeki Pizza Hut'a gittik. Etraf nasıl gürültülü anlatamam. Oturduğumuz yerden, yandan, arkadan gelen seslerle tam bir kaos içerisindeyiz.

Fırsat bu fırsat, romantiklik zamanıdır benim için...

BlahBlah: Ne kadar kaotik bir ortam var dışarıda. Ama en huzurlu alan bu ikimizin arasındaki.
Evin Erkeği: O zaman evimiz nooooluyooooo? Huzur evi mi?
BlahBlah:

Yorum (7) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Şerefsiz!...

22/5/2008 -Kategori: Gunluk Hadisesi

Öğle tatili, sıcaktan zaten bayım bayım bayılıyorum, alış - veriş yapmışım, canım dondurma çekmiş ve de almışım. Ama ben erkeklerin bir kısmının sapık olduğunu bildiğim için yolda yemiyorum, elimde tutup dairede yemek için adım adım daireme gidiyorum.


Tam bahçenin başladığı yere geldim ki bir adam belirdi.


Adam: Afedersiniz hanımefendi.

BlahBlah: ...

Adam: Size bir çay ısmarlayabilir miyim?

BlahBlah: Ne diyorsun sen be?!


Diyebildi ancak. Çay kısmını duyar duymaz eli, kolu titremeye başlamıştı zaten. Dairenin bahçesine kendini zor attı. Bir yandan da sol elinin yüzük parmağındaki eşşek kadar yüzüğe bakıyorum...

Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Persepolis

13/5/2008 -Kategori: Ordan Burdan

14/05/2008 Çarşamba günü saat 22:00'de cnbc -e'de Persepolis var.

burnumuzun dibindeki iran'ın 20 yıl gibi kısacık bir sürede nereden nereye geldiğini mükemmel bir dille anlatan, masal tadında bir gerçeklik hikayesi.

"15 yaşımızdayken annenle el ele dolaşıyorduk buralarda. orası da bu ülkeydi..."

Kaçıranı yakarım vallah!...

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

Hadi durma, anlat!...

nedir ki?

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro
Free Website Counters
Free Website Counters